Konular

22 Mart 2014 Cumartesi

Laser


Merhaba arkadaşlar
Bu yazımda lazeri anlatmaya çalışacağım.

Lazeri kısaca tanımlamak gerekirse doğrusal olarak dağılmadan yoğun bir enerji taşıyan bir tür ışıktır.

Mercek kullanılarak güneş ışığı yakılmasına benzer lazer.

Laser sayesinde ışık geçiren dokulardan enerji iletebilmekte ve hedefte olan dokuyu yakma , parçalama vs... gibi işlemler yapılabilir.

Laser ışını dalga boyu tek olduğundan manokromatik özellik taşır.Frekans dağılım aralığı frekansının bir milyonda biri civarındadır.


Bu sebepden istenilen frekansda çok sayıda dalgalar laser dalgası üzerine bindirilmek suretiyle haberleşmede iyi bir sinyal jenaratörü olarak iş görür.
Bu sayede aynı anda bir çok bilgiyi bir yerden başka bir yere gönderebilir





Lazer Nedir Nasıl Meydana Gelir paylaşan: nedennasilnedir

5 Mart 2014 Çarşamba

Plazma




Plazma fizik ve biyolojide önemli yer alır.

Fizikde plazma maddenin katı , sıvı ve gazlardan sonra gelen dördüncü halidir.

Plazma halinde ki gazlar atomların tüm seçiciliği ortadan kalkacak ölçüde ısıtıldığında meydana gelir.

Ortaya çıkan yarı gaz , çekirdekden ve elektronlardan oluşur plazma.

Tüm elektronlarını kaybeden çekirdek iyonlaşır.Sonuç olarak elektiriksel olarak önemli ölçüde yüklenir.

Bu nedenle tüm yapı elektiriksel olarak yüklü ve iletkendir.




Plazmanın oluşumunda meydana gelen temel işlem çok basittir.

Isıtılır ve ısıtıldıkdan sonra gazın içersindeki gaz pompalanır.

Bu durum gazı moleküllerine ayırır . Gaz negatif yüklü elektronlarını kaybetmiş atomlar yığınına dönüşür.

Atomlar burda pozitif yük tutar ve pozitif  iyon olarak farz edilirler.



Plazmanın Tarihçesi:

Plazmayı ilk olarak 1879 yılında keşfeden Sir William Crookes adında bir fizikçi bulmuştur.
Fakat kendi ismini vermemişdir plazmaya.Parıldayan madde anlamına gelen "rediant matter" demiştir.

Daha sonra elektronu bulan J.J. Thomson 1897'de "katot ışınlı madde" olarak tarif etmişdir.

En son plazmanın ,1929 yılında  adını veren Irving Langmuir'dir.
Bu madde ona kan plazmasını anımsattığı için plazma demiştir.








2 Mart 2014 Pazar

Kök Hücre

İnsan bedenini oluşturan yapıların ve organların köken aldığı ana hücrelere kök hücre denir

Yaygın olarak kök hücre olarak bilinse de mezenkimal hücreler olarak da adlandırılıyor.

Tamir etme görevi olan kök hücreler bedenimizde kırık, kesik, yanık ya da bir sorun olduğu zaman bunu gideren hücrelerdir. Artık bir insan bedenine dönüşmüş yapıdaki bu hücrelere de erişkin ( matür) kök denir.


Bunlar son derece yetenekli hücrelerdir. Uygun sinyalle her grup hücreye dönüşme yetenekleri vardır. Plastisite adı verilen bu özellikleri ile örneğin, kan hücresi kemik hücresine dönüşebilir.

Bir yerde yaralanma olduğu zaman Kemokin adlı kimyasal maddeler açığa çıkar. Kök hücreler üzerinde resöptör dediğimiz algılayıcılar bu maddeye hassastır. Kemokini algılayan kök hücreler hızla hasar yerine gidip onarımı başlatır.


Kök hücreler vücudumuzda bütün dokuları ve organları oluşturan ana hücrelerdir. Henüz farklılaşmamış olan bu hücreler sınırsız bölünebilme ve kendini yenileme, organ ve dokulara dönüşebilme yeteneğine sahiptir.
Genel olarak 3 tür kök hücre vardır. Bunlar totipoent, multipotent ve pluripotent kök hücrelerdir. Bir hücrenin totipotent olması bütün vücudun tüm organ ve dokularına dönüşebilmesi anlamına gelir. Bu hücreler plasenta ve amnios kesesi zarları gibi embriyo dışı dokulara da farklılaşma yeteneğine sahiptirler. Totiptent hücreler gelişmenin ileri evrelerinde pulirpotent hücrelere dönüşebilirler. Pluripotent hücreler totipotent hücreler gibi vücudun bütün hücrelerine dönüşmezler. Pluriptent bir hücre vücudun birçok hücresine dönüşebilecek yetenektedir. Multipotent hücreler gelişmenin daha ileri evresine ait hücrelerdir ve özelleşmiş hücre tiplerine farklıklaşabilirler. Örneğin, multipotent bir kan hücresi diğer özelleşmiş kan hücrelerine dönüşebilme kabiliyetine sahiptir.

Bu açıklamaya bir örnek verecek olursak, totipoent hücreler ilkokul öğrencileri gibidir, gelecekte her türlü mesleğe yönlenebilirler. Pluripotent hücreler üniversite öğrencileridir hangi okulda okuyorlarsa o mesleği yapmak üzere hazırlanmaktadırlar. Multipotent hücreler ise üniversiteden mezun olduktan sonra bir meslek gurubunda alt dallara ayrılan uzmanlara benzetilebilir.


Totipotent hücreler embriyonun en erken evresindeki kök hücrelerdir. Pluripotent hücreler embriyonun blastokist evresinden itibaren ve fetusta bulunabilen hücrelerdir. Multipotent hücreler ise kordon kanı ve yetişkin kök hücrelerdir.


Vücudumuzun önemli bir bölümünde beyin, kalp, karaciğer gibi organlara farklılaşmış hücreler ciddi hasarlar gördüklerinde doğal biçimde yenilenemez. Kök hücreler bölünebilme ve farklılaşma yetenekleri sayesinde sağlıklı ve işlev gören hücrelere farklılaşabilirler. Bu nedenle hastalık veya yaralanma nedeniyle hasar göre organ ve dokuların yenilenmesinde kullanılabilirler.