Konular

23 Şubat 2014 Pazar

Güneş Tutulması



Merhaba arkadaşlar.

Güneş tutulması,ayın konumunun tam olarak dünya ve güneşin arasına girmesiyle oluşur kısaca.

Konuyu açmak gerekirse güneş tutulması Ay'ın hareketi sırasında dünya ile güneşin arasına girer bunun sonucunda Ay,Güneşi kısmen örter ve Güneş tutulması meydana gelir.

Bunların oluşması için Ay'ın yeniay evresinde olması ve yörünge düzleminin Dünyanın Güneş çevresindeki yörüngesiyle çakışması gerekir.Ay herseferinde Güneşin önüne tam geçmez bu yüzden Güneş tutulması seyrek olur.

Güneş tutulması dünya üzerinde çok dar bi koridor izlediği için herhangi bir bölgenin güneş tutulmasını görmesi ender bir olaydır.






16 Şubat 2014 Pazar

Galaksi



İki günlük bir aradan sonra tekrar merhaba arkadaşlar.Önceki yazımdada dediğim gibi uzayla alakalı yazılarıma devam ediyorum.Bu gün galaksi'nin ne olduğunu yazmaya çalışacağım.

Galaksi denilince insanların aklına yıldızların,gezegenlerin vs... toplandığı yerdir.Aslında fazlada yanlış bir bilgi değildir.

Galaksi kısaca uzayda ki yıldızların , galaksilerin , gaz ve toz kümeleştiği birleştiği uzay odaklarının genel adıdır.Gökada olarak da bilinir.

Biraz daha bilimsel olmak gerekirse kütleçekim kuvvetiyle birbirine bağlı yıldızlar arası gaz,toz plazmaların meydana getirdiği ve şimdilik ne olduğu belli olmayan karanlık maddeden oluşan sistemdir.

Galaksiler 10 milyon yıldızlı olanlar cüce galaksi , 10 milyonla 1 tirilyon yıldız sayısı arasında olan galaksilere dev galaksiler denir.

Evrenin içinde milyonlarca galaksinin oluşturduğu bilinir.

Bizim galaksimizin adı Samanyoludur.





13 Şubat 2014 Perşembe

Nebulalar


Son yazılarımda uzayla alakalı konularda yazı yazıyorum uzay konuları çok sardı beni :).Bu yazımdada nebulalarla alakalı yazacağım.

Kısaca nebula bulutsuz,parlak ve yıldızlı gecelerde gökyüzündeki yıldız kümeleri ve serpilmiş gaz,toz bulutlarıdır.

Bilimsel olarak Hidrojen,Helyum ve diğer iyonize gazlardan oluşan bulutsu yapılara verilen isimdir.


Uçsuz bucaksız gökyüzüne dağılmış ışık lekeleridir.Devamlı bir parlaklık olarak gözükürler.Nebulalar pek parlak değillerdir.

Genellikle şekilsiz olan nebulaların en ilginci en ilgi çekeni dünyamızda yaklaşık 1400 ışık yılı ötede bulunan halka şeklindeki Lyre nebulasıdır.

Bizim galaksimiz olan Samanyolun'un en bilinen nebulaları Trifid,Crab,Macetlan bulutlarıdır.




12 Şubat 2014 Çarşamba

Süpernovalar


Evet arkadaşlar bu gün bildiğim kadarıyla süpernovalarla alakalı bilgilerimi yazacağım.

En kısa şekliyle süpernovalar enerjisi biten yıldızların patlamasına denir.Ve bu patlamalar küçük boyutlarda değildir tabikide :).Bir süpernova patladığında yaydığı parlaklık ortalama güneşin yaydığı parlaklığın yüzmilyonlarca katına ulaşabilir.Bir düşünsenize şu muazzamlığı biz güneşe bakarken gözlerimiz kamaşırken bir süpernova görsek halimiz ne olur :).

Daha bilimsel olursak iyonize madde olan plazma şeklindeki bir süpernovanın parlaklığını yitirmesi günler,haftalar ve hatta aylar alabilir.Bu sürede yaydığı devasa enerji güneşin 10 milyar yılda yayacağı enerjiden daha fazladır.Günümüzde güneş enerjisinden elektirik vs... üretiliyor bir süpernova enerjisiyle neler yapılacağını düşünmek bile insanın hayal gücünü zorlayacağı kesin.

Dev yıldızların çekirdeğinin yakıtının bitmesiyle birlikte yıldızlar genişlemeye başlar ve yıldızlar patlayarak süpernova oluşturur bunun sonucunda "yıldız atığı" adı verilen maddeler evrene saçılır.Bu madde sayesinde yeni yıldızlar hatta yıldız sistemlerinin oluşması insanı hayrete düşürüyor doğrusu.

Yazımı daha çok uzatmadan sizi sıkmadan son olarak en parlak süpernova yanlış hatrımda değilse 18 eylül 2006'da R.Qimbu ve P.Mondol tarafından bulunan SN2006 gy adlı süper novadır.

10 Şubat 2014 Pazartesi

Kara Delik


Kara delik, denilince genelde içine önüne gelen her şeyi çeken bir uzay boşluğu gelir akıla.
Genelde insanların bilim-kurgu filmlerinden gördüğü şeydir kara delik.Bir uzay boşluğu çevresindeki her şeyi yutar yok eder olarak bilinir.

Ben bu gün kara deliğin daha bilimsel açıklamasını bildiğim kadarıyla yapmaya çalışacağım.

Kara delik, en basit ifadesiyle yakınındaki cisimlerin kendi çekim alanından çıkmasına izin vermeyecek büyüklükte bir yapının uzayda yoğulaştığı bölgenin adıdır.Pekde basit bir açıklama olmadı ama :).

Daha bilimsel olmak gerekirse kara delikler genel görelik denklemlerinin öngördüğü gerçek varlıklar,yapılardır.

Kara delikler, yeterli kütle,hacime ulaşmış yıldızların kütle-çekimsel çökmeye uğraması sonucunda oluşan kara delikler bütün kütlesi aynı kalmak suretiyle nerdeyse bir nokta boyutuna kadar sıkışırlar ve yakın çevrelerinde sonsuz bir uzay-zaman bükülmesine neden olurlar.

Bunlarla birlikte başta bahsettiğim gibi kara delikleri uzaydaki her şeyi yutan bir aspiratör olarak düşünmemek gerekir.

Kara deliğin, belli bir "olay ufkuna" sahip olması demek belli derece bir çekim alanın sınırı olması demektir.

Son olarak kara delik adı John Archibald Wheeler tarafından uydurulmuştur,daha cazip olması nedeniyle de daha önceki isimlerin ( donmuş yıldızlar veya David Finkelstein'ın tek yönlü zarı) tahtına oturdu.



7 Şubat 2014 Cuma

İki Denizin Birbirine Karışmaması

                                                                                                                                                                                                               


Bir yazımda daha sizinle birlikdeyim arkadaşlar.

Bu yazımda iki denizin birbirine karışmaması olayını anlatmaya çalışacağım

“İki denizi birbirlerine kavuşmak üzere salıvermiştir. Aralarında bir engel vardır, birbirlerine geçip karışmıyorlar.”                                                                                                    (Rahman Suresi 19-20)
Evet, ayetin ifadesi akıllara durgunluk verecek bir tarzdadır. Zira ayet-i kerime, onca fırtına ve dev dalgalara rağmen denizlerin birbirine karışmadığından haber vermektedir. Halbuki bırakın dalgalı denizleri, bir çay bardağında bile iki farklı sıvıyı karıştırmadan bir arada tutmak imkânsızdır.
Fakat bilim, Kur’an’ın ayetlerini her zaman olduğu gibi yine tasdik etmekte ve onun Allah’ın kelamı olduğunu ispat etmektedir. Şöyle ki:
Denizaltı araştırmaları ile ünlü Fransız deniz bilimci Kaptan Jacques Cousteau denizlerdeki su engelleri ile ilgili yaptığı araştırmaların sonucunu şöyle anlatmaktadır:
“Bazı araştırmacıların farklı deniz kütlelerini birbirinden ayıran engellerin bulunduğuna dair ileri sürdükleri görüşleri inceliyorduk. Çalışmalar sonucunda gördük ki, Akdeniz’in kendine has tuzluluğu ve yoğunluğu var. Aynı zamanda kendine has canlıları barındırıyor. Sonra Atlas Okyanusu’ndaki su kütlesini inceledik ve Akdeniz’den tamamen farklı olduğunu gördük. Hâlbuki Cebeli Tarık Boğazı’nda birleşen bu iki denizin tuzluluk, yoğunluk ve sahip olduğu hayatiyet açısından eşit veya eşite yakın olması gerekiyordu. Oysaki bu iki deniz, birbirine yakın kısımlarda bile ayrı yapılara sahiptiler. Bunun üzerine yapmış olduğumuz araştırmalarda bizi şaşkına çeviren bir durumla karşılaştık. Çünkü bu iki denizin karışmasına birleşme noktasında bulunan harika bir su perdesi engel oluyordu. Aynı türden bir su engeli 1962 yılında Alman bilim adamları tarafından Aden Körfezi ile Kızıldeniz’in birleştiği Mendep Boğazı’nda da bulunmuştu. Daha sonraki incelemelerimizde farklı yapıdaki bütün denizlerin birleşme noktalarında aynı engelin bulunduğuna tanıklık ettik.”
Kaptan Cousteau’yu şaşırtan bu durum, denizlerin birleşmesine rağmen suların karışmaması, Kur’an’da on dört asır önceden şu ayet-i kerime ile beyan buyrulmuştur:
 “İki denizi birbirlerine kavuşmak üzere salıvermiştir. Aralarında bir engel vardır, birbirlerine geçip karışmıyorlar.” (Rahman Suresi 19-20)
Yeryüzündeki bir başka su engeli türü de, tatlı su nehirlerinin denize döküldükleri haliç ve deltalarda görülür. Hem üst, hem dip akıntılarıyla birbirlerine karışması son derece mümkün olan nehirler, denizlere döküldükleri noktalardan asla tuzlu su ile karışmazlar.
Eğer Allah bu iki su arasına karışmama kanunu koymasaydı, yeryüzündeki tatlı su nehirleri tuzlu deniz suyu ile karışır içlerindeki ve çevrelerindeki canlılarla birlikte yok olup giderdi.
Kur’an bu tatlı ve tuzlu suların karışmaması mucizesine bir başka ayetiyle de şöyle dikkat çekmektedir:
“İki denizi birbirine salıveren de O’dur. İşte şu susuzluğu gideren tatlı bir su, diğeri de tuzlu ve acı bir sudur. Aralarına ise, Allah, birbirlerinin sınırlarını aşmaktan alıkoyan bir engel koymuştur.”                                                                                                                             (Furkan:53)
Evet, hem denizlerin birbirine karışmaması hem de  tatlı su nehirlerinin denizlere karışmaması Allah’ın kudretinin sonsuzluğunu gösterdiği gibi, bu hadisenin 1400 sene önce Kur’an’da ifade edilmesi de Kur’an’ın Allah’ın kelamı olduğunu ispat etmektedir. 
Zira bu bilgiyi o asırda yaşayan bir insanın keşfine dayandırmak mümkün olmadığı gibi, o asırda yaşayan tüm insanların keşfine dayandırmak da mümkün değildir. On dört asır önce bir insanın tek başına, bilimin ancak bu asırda keşfedebildiği bu hakikati keşfetmesi ve bunu yazması imkansızdır.
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                           





                                                                      Sağlıcakla Kalın